HAYATINIZI DEĞİŞTİRİN!!!

  ‘BEN NİYE VARIM?’ AMACIM NE? Öncelikle şunu bilmelisiniz ki ‘Ne yaşıyorsanız ben de yaşadım ve başardım, bu yüzden çıkış yolunu çok iyi biliyorum.’ Her gün bir önceki günden daha çaresiz ve umutsuzken şimdi ideal kilomda keyifle ve sağlıkla yaşayan bir insanım. Daha önceleri sadece 3-5 kilo verip her seferinde daha fazlasını alırken şimdi 47 kilo vermiş ve yıllardır o kiloda kalmış biriyim.   Bu noktaya nasıl mı geldim? Kesinlikle şans eseri değildi. Kendi üzerimizde çalışarak elde edemeyeceğimiz hiç bir başarı yok. SİZ DE BAŞARACAKSINIZ. İşte bunun sadece benim için değil herkes için mümkün olduğunu anlatmak için buradayım.  Hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyenler, kendi içinde ki gücü keşfetmek isteyenler için buradayım. Bahar Pançuk Deniz metodu demek kendi içinizde ki koçu ortaya çıkarmak demek, kalıcı başarı için hiçbir ürüne bağımlı olmadan, organlarını kaybetmeden sadece kendi potansiyelinize inanmak demek. Zayıflamak değil, zayıf kalmak demek… Kendinize sorun; niye bu noktadayım? Ve sorun; değişmeye hazır mıyım? Biliyor musunuz beklediğiniz AN, bu AN… Gerçek potansiyelini keşfederek ideal kilosuna ulaşanların eğlenceli dünyasına hoş geldiniz… Bugün başlamak için harika bir gün… Kendi üzerinizde çalışmanın bir çok yolu var, koçlukta bunlardan biri. Amacım zayıflamanın kalıcı olabilmesi için cevapları bulmanızı, kendi gücünüzü keşfetmenizi sağlamak. Tavsiye ve önerileri egzersizlerle pratiğe dökerek…

Read More...

62 kilo veren Emel’den mektup var…

O artık başarmış, ideal kilo özgürlüğünü yaşamış biri….   “”18.01.2016 tarihinde başladı sizinle bu yolculuğum, tam tıkandığım yorulduğum bir dönemde çıktınız karşıma, sizinle bu yola girerken tek düşündüğüm aman en fazla 1 ayım gider olmuştu, su an olduğum yere bakıyorum da 1 ayım gitmedi bir ömür kazandım sizinle bu yolda.Hayal ederken bile benim bile acaba dediğim bir yerdeyim su an. 1 yılda bedenim,zihnim,hayatim, hayallerim bile değişti. Likya ile tanıştım sayenizde sınırlarımı keşfettim, kendime bile itiraf edemediğim bir hayaldi ve gerçek oldu orada yaşadıklarım, 2 dakikada insanin duyguları nasıl 180 derece değişir bunu öğrendim sizinle, bazen bir anne,bazen en yakin dost,bazen öğretmen oldunuz bana, hayatimin tüm alanında yer aldınız bu sure zarfında size zaman zaman hayatıma her alanını sizinle paylaşırken sizi zorluyor muyum dediğimde “emel bu benim hem isim hemde zevk alarak yaptığım bir şey bu bir süreçse bu surece her şey dahil dediniz”her zaman, sizinle ideal bedene son 7 kaldı heyecan dorukta hemde çok…İyi ki hayatıma girdiniz sizi seviyorum. Evet bu süreç bir gün gelecek bitecek biliyorum ama siz benim bir omur hayatımda olacaksınız bir dost bir arkadaş bir abla olarak…”” Sevgili Emel bu satırları yazarken 62 kilodaydı. Artık ideal kilosunda ve tam 56 kilo. Başaranlar listesine adını yazdırdı…  

Read More...

HAYALLERİNİZİN PEŞİNDE KOŞUN…

  Likya ultramaratonu benim için bir simge oldu diyebilirim. Geçen yıl ilk kez katılacağım zaman neyi yapıp neyi yapamayacağımıza karar vermiş olanlar gitmememi söylemişlerdi 51 yaşında bir kadın olarak yapılamayacaklar listesinin başında olmalıydı tabii bu koşu…   Ama ben haddini bilmez biri olarak doktorların senin artık troid bezin yok zayıflaman imkansız daha fazla kilo almamaya çalış demelerine rağmen 47 kilo vermiştim. Tabii ki tüm doğru diye öğretilenleri unutarak, kendimi keşfederek. Sistem bizi doğduğumuz andan itibaren cinsiyetimize, doğduğumuz ülkeye, şehire hatta mahalleye, ekonomik durumumuza göre masallarla başlayarak empozelerle şekilliyor ve bu şekilde kişiliğimiz oluşuyor. Sonra bakıyoruz ki iki kişi gibiyiz istediğimiz hayat ve yaşadığımız hayat. Sanıyoruz ki kaderimiz bu. Çünkü öğretilenler arasında bu da var, çabalama kabul et oysaki İSRA suresi der ki ‘Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık’   İşte Likya yolculuğunun benim için anlamı bambaşka. 35 bayan sporcu arasından 10. oldum, bu harika ♥ ama önemli olan bu değil, hayallerimin peşinde koşabilmek, koşarken düşsem de kalkabilmek, tüm empozelerden sıyrılıp kendimi yaşayabilmek…. İstemek, çaba sarf etmek ve hak etmek demektir. Her konuda başarı için; ”muhtaç olduğun kudret damarlarında ki asil kanda mevcuttur.” Olmaz diye bir şey asla yok ve kararlı bir kadından daha güçlü hiç bir şey yok… O zaman…

Read More...

ZAYIFLAMA ve MUCİZE

  Hepimizin kim olduğumuz ve hayatımızda neleri yapabileceğimiz konusunda bir düşüncesi vardır.  Mucize işte bu algıyı değiştirdiğimiz anda gerçekleşir. Birçok mucize aslında yaratıcı gücümüzün sonuçlarıdır. Bir mucize istediğimizde ve onu yaratabileceğimizi kabul ettiğimizde olan şey mucizedir. Daha sonra gerçekleşen şey sadece ayrıntıdır. Çoğu zaman mucizeler yaratamayız çünkü mucizelerin bizim başımıza gelebileceğine inanmayız. Bir mucize yaratabilmek için ilk adım yeni düşünce biçimini geliştirmektir. Duygu ve düşüncelerimiz fizik realiteyi etkiler. Yolu bilmek ile yolu yürümek arasında çok fark vardır yani istemek yetmez seçmek gerek. Tüm bunların bizi ilgilendiren başka bir boyutu da söz konusu, başka birinin çabaları bizim hayatımızda mucize yaratabilir mi? Bunun yanıtı için ‘duygular ve suya etkisi’ yazısına bir göz atalım mı?     DUYULAR VE SUYA ETKİSİ: http://www.youtube.com/watch?v=mCHWoshp_uA&feature=related Dr.Emoto’nun su araştırması düşünce ve duyguların fizik realiteyi etkilediği gerçeğini ortaya koyar. Aynı yerden alınan su örneklerine yazılı ve sözlü kelimelerle veya müzikle değişik niyetler, düşünceler yönlendirildiği, odaklanıldığı zaman ‘’su kendi ifadesini değiştimektedir’’. Temel olarak Dr.Emoto suyun ifadelerini yakalamayı başarmıştır. Geliştirdiği teknikte çok soğuk bir odanın içinde son derece güçlü bir mikroskop ve çok yüksek hızlı bir fotoğraf çekim şekli uygulamıştır. Bu teknikle henüz oluşmuş donmuş su kristallerini fotoğraflamıştır. Ancak, değişik bölgelerden alınmış su örneklerinin hepsi kristalize olamamaktadır. Örneğin, çok kirli…

Read More...

ZAYIFLAMA YÖNTEMİ

Kimde muhteva (içerik), şekilden ağır basıyorsa o yontulmamıştır, kimde şekil muhtevadan ağır basıyorsa o yüzeysel bir insandır, kimde muhteva ve şekil aynı ağırlıktaysa o seçkin bir insandır” der Konfüçyus. Doğru bir hayat duruşu; beden, ruh ve zihin olarak sağlıklı ve dengede kalabilmekten ibarettir. Bir hedefin bir amacın varsa ve karar verdiysen yeni bir sen olmaya, yapman gerek tek şey harekete geçmek. Olana kadar. Nasıl ki bir çiviyi çakmak için uygun bir çekiçle defalarca vurmak gerek, bir kez vurduğunuzda duvarda durabilir ama bir şey astığınızda yere düşmesi kaçınılmazdır. İki kere vurduğunuzda biraz daha güçlüdür ama ağır bir şeyi hala taşıyamaz. Bununla beraber beton çivisini ahşap çivilere uygun küçük bir çekiçle çakamazsınız. Sağlam olabilmesi için uygun olan çekiçle kezlerce vurarak çakmak gerekir. Bizimde hedefe ulaşıp orada kalabilmemiz için yapmamız gerekenleri tekrar tekrar yapmamız gerekir. Burada ki en önemli ayrıntı doğru çekiç yani doğru adreste olmaktır. Aklımızı ipotek etmeden, uygun olan doğru seçimler ve gerekli zaman ve çabayı harcamak. İşte başarının sırrı. Bizim zayıflama yöntemimiz kişiye özel, Çünkü; Kilo Problemi Yaşayanlar için Beden-Zihin-Ruh dengesinin sağlanması şart! Sen özelsin!!! Biz de bunun farkında olarak; sağlıklı yaşama ve fit bir bedene kavuşmak isteyenler için beden, zihin ve ruh dengesinin kurulması çalışmaları ile kalıcı zayıflamanız için…

Read More...

ŞİŞMAN ve ZEKİ

  VOLUME 1…. Başımıza bir sürü şey gelmiş, birçok olumsuzluk yaşamış olabiliriz. Belki çocukluğumuzda problem vardır ya da hayallerimize uymayan bir gençlik geçirmişizdir belki de zoraki giden bir evlilik, belki varoluş amacımızı bulamamışızdır ya da başka başka onlarca sorun… Bunların sonucunda gelen stres ve içimizde büyüyen ve her daim doldurulmayı bekleyen o koca boşluk…. İşte henüz şişmanlığa sadece adayızdır ama akıl tam da bu noktada devreye girer. Gerçek zor ve değişmez göründüğünde, akıl yönünü o boşluğu doldurmaya çeviriverir. Bizde aklımızın yönlendirmesiyle boşluğu doldurmak için başlarız yemeğe, yedikçe de daha çok büyür o boşluk ve biz de daha çok yeriz. Boşlukla birlikte bedenlerimizde büyürken kimselerle paylaşamadığımız sorunlarımızın üstüne kahkahalar atarak mutlu şişmanlara dönüşüveririz. Artık şişmanızdır ve bu toplumda diğer tüm engelliler gibi bizlerinde varolma sorunu başlamış olur. Diğer yandan aklımız, şişman olmanın hayattan korunmayı kolaylaştırdığını da öğrenmiştir. Artık onu zor bir görev beklemektedir hem şişman olup o kabukta güvende hissedecektir hem de o şişmanlığıyla çeşitli maskeler edinip mutluluk oyunu oynayacaktır. Bunu başarabilmekte hatırı sayılır bir ZEKA gerektirmektedir. Alay konusu olduğumuzda öfkeleniriz, çok öfkeleniriz ama o öfkeyi bastırmak zorunda hissederiz çünkü kendi şişmanlığımız hakkında söylenenleri tekrar edebilecek cesareti bulamayız kendimizde. Sağlıkla ilgili konularda yorum bile yapmamıza izin verilmez, ne de olsa çok…

Read More...

NASIL ZAYIFLADIM, BAŞARAN YORUMLARI

Zeynep diyor ki; Nasıl zayıfladım, bunu anlatmaya başlamadan önce şunu belirtmeliyim ki; bazı şeyler yaşamadan tam anlaşılamaz. Ben online destek aldım ve 3 ayda 20 kilo verdim. Başlangıçta tereddütle baktım evet, nasıl olur ki dedim bu kadar uzaktan birde şehirler arası bile değil uluslararası. Şimdi sorarsanız zayıflamak kazandıklarımın yanında sadece bonus derim.  O şahane bir insan. Her zaman telefonum kadar yakındı bana ve ister inanın ister inanmayın ben hayatımda ilk kez istediğim kiloya inmeyi başardım hem de üç ayda. Ezber bozdum, resmen ezber bozdum. Ve artık kendime olan güvenimi kimse geri alamaz, kilo almaktan bile korkmuyorum ;) O başarmış, bende başardım, gerekirse yeniden ve yeniden yine yapabilirim. Hiçbir şey kullanmadan, dahası bir bağımlılıktan kurtulmak için başka bir şeye bağımlı olmadan zayıfladım. Bunun anlamsızlığının bilincine vardım. Ben bunu hayatıma monte etmeyi başardım en başta Bahar Hanımın dediği gibi. Kişiye özel, sizin hayatınıza monte edebileceğiniz bir şey ancak kalıcı olabilir demişti bana. Tam anlamamıştım ama yaşadım ve gördüm. Sonrada bu harika insanla tanışmak için gün sayar oldum İnşallah mayıs ayında. Zeynep S. Güler’in kaleminden; Benim için sihir o eski fotoğrafı gördüğüm andı. O bakışlar, o hüzün ve sonrası yanmış kül olmuş yılar. Adeta 20 yıl gençleşmiş biri vardı ve bir kadın başka ne…

Read More...

YEMEK KEYİF MİDİR? DEĞİLSE NEDİR?

                                                    VE ÖZGÜRLÜK… Bu konuyu anlatmaya bir deneyle başlamak istiyorum.Yapılan bu deney, abur cuburların nasıl bir bağımlılığa sebep olduğunu çok açık bir şekilde gösteriyor. De­neklerden birisi sadece sağlıklı yiyeceklerle besleniyor; ikincisi çoğunluğu sağlıklı yiyecekler; üçüncüsü ise sadece abur cubur yiyor. Denekler yemek yedikleri esnada ayaklarına elektrik veriliyor. Sadece sağlıklı beslenen denek yemeyi hemen durdurarak tepki veriyor. İkincisi bir süre sonra yemeye son verirken, üçüncüsü elektriğe tepki vermeyip yemeğe devam ediyor. Sistemin istediği, mümkün olduğunca çok insanı tam da bu üçüncü denek gibi her şeye rağmen tüketmeye bağımlı olmuş hale getirmektir. Daha çok insanın daha çok tüketmesi gerekiyor ki üretilen kolalar, hamburgerler, cipsler paraya dönüşsün ve tekellerin kasalarını doldursun. Sadece Coca Cola’nın ürünleri günde 1,9 milyar bardak tüketiliyor. Türkiye’de tüketilen yıllık kola miktarı 3 milyar litreye yakın. McDonalds 118 ülkede yer alan 33 binden fazla restoranıyla günde 62 milyon kişiye hamburger satıyor. Bu 24 milyar dolarlık gelir anlamına geliyor. Pastadan büyük payı kapmak için yarışıyorlar. Peki bu arada bize neler oluyor? Obezite basit bir kilo sorunu değildir. Obeziteden kaynaklı birçok ölümcül sağlık problemi ortaya çıkabilmektedir. Obezite,…

Read More...