KANADA’DA İLK GÜNLER – OKULLAR AÇILDI…

İlk haberim ‘sıcak’, ‘çok sıcak’ 🙂 Şaşırdınız değil mi? Hep soğuğu ile ünlü Kanada’dan böyle bir başlangıç gelmesine… Ama gerçek bu Ağustos ayı oldukça sıcaktı ve bana memleketimi hiç aratmadı. Soğuk havayı kışın düşüneceğiz, şu an ki realite sıcak olduğu 🙂 Tabii yazın gelmek sıcak bir başlangıç için olanak sağlıyor, deniz gibi gölleri harika plajları ile beklediğimin çok üzerinde bir şeyle karşılaştım. İnsanlar birbirine çok saygılı, kimse kimseye yan gözle bile bakmıyor. ‘Şunu giysem problem olur mu?’ ‘Kızım o şortla çıkma’ gibi kaygılar bitti. Çoğunluk göçmen olduğu için ve yasalarla çok sıkı kontrol altına alındığı için görünen bir ırkçılıkta yok. Her dil, din, ırk insan birlikte saygı ortamında yaşayıp gidiyor. İngilizce zaten kişiye özel!!! Herkes kendince bir şeyler konuşuyor işte. Buraya gelişimizin ana fikri okul, en önemli kısımdı bizim için. Kızım Maya liseye burada başlayacaktı; lise 1 ya da 9. sınıf nasıl adlandırıyorsanız. Bütün işlemler bitip okul açılana kadar heyecan devam etti. Büyük bir adım atmıştık ve bir şeyler ters gider mi düşüncesi arada bir yokluyordu. Okulumuz, adresimize en yakın devlet okuluydu. Sonunda beklenen gün geldi ve 4 eylülde okullar açıldı. İlk gün ders seçimi ve İngilizce seviyesine göre destek planı vardı, gittik. O da ne? Hata olmasın rahat diyalog kurulsun diye Türkçe tercüman…

Read More...

KANADA’YA TAŞINDIK, HOŞGELDİK…

1 AĞUSTOS 2018…. Kanada’ya gelmeden önce 3 hafta ABD de kaldığım için jetlag sıkıntısını önceden atlatmıştık :)) Ama yine de geceleri uzun saatler oturuyorum, sabahları erken kalkıyorum. Heyecan var, sevinç var, umut var, içim içime sığmıyor gibi… Uzun zamandır böyle hissetmemiştim. Bunun yanı sıra ilk günler bir çok şeyi planlamak hatta notlar almak şart.  Kurulu bir düzeni tamamen yok edip, bunca yıllık yaşamı 3 bavul ve 2 kabin çantasına sığdırarak geldik biz. Az ve öz… Eşyalara bağlanmayı hiç bir zaman sevmedim zaten, son zamanlarda minimalist bir yaşam tarzını benimsemiş çoğu eşyamı ihtiyacı olanlara vermiştim, bu da son nokta oldu böylece :)) Genelin düşünce sistemine göre bu yaştan sonra!! 2 kızımla birlikte eşi dostu, işi gücü, alışkanlıkları arkamızda bırakarak geldik…  Bilenler bilir, gitme duygusunu hep sevmişimdir, öylece yürüyüp gitmek, başka evlere, başka şehirlere… Ama bu sefer başka bir ülkeye öylece yürüyüp geliverdim.    Bazen soruyorlar; korkmuyor musun, niye bu yaştan sonra Kanada…? Tabii ki öncelikli sebepler kızlarım, onların geleceği.  Özgür düşünceye sahip, kendi kararlarını verebilen, bağımsız bir birey olarak yaşayabilmeliler, en önemlisi kadın oldukları için aşağılanmadan, eşit haklara sahip olabilmeliler. Kendisi bir gün neyi seçerse, seçtiği her ne ise onu yaşayabilir ama seçim onun inisiyatifinde olmalı ve önünde gerçekten seçenekler olmalı. Ve benim…

Read More...

MİNİMALİZM…

Özünde, minimalizm, en değer verdiğimiz şeylerden bizi uzaklaştıran her şeyin kaldırılmasıdır.  Modern kültür, iyi bir yaşamın, ‘biriktirdiğimiz şeylerle’ ve ‘mümkün olduğu kadar çok şeye sahip olmakla’ olacağı yalanını anlatır durur. Daha fazlasının daha iyi olduğuna ve bir mağazadan alış veriş yaparak mutluluğunu satın alabileceğin fikrine inandırmak sistemin sürekliliği için gereklidir ama konuya bizim mutluluğumuz için baktığımızda yanılıyorlar.   Hayatımız alelacele sürekli koşuşturmakla geçiiip gidiyor. Yapmak istediğimiz şeyler için hep gelecekte bir günü seçiyoruz ama yarın hep yarın olarak kalıyor. Çok stresliyiz, kaygılıyız, hastayız. Fazla yemekten hastayız, fazla yemek için daha çok almak için fazla çalışmaktan hastayız. Kredi kartlarını ödemek için uzun, tutkulu saatler çalışıyoruz, ancak borçları daha da arttırıyoruz. Bir etkinlikten diğerine koştururken etkinliğin özünü kaçırıyoruz. Minimalizm hayatı yavaşlatır ama istediğimiz hayatı yaşayabilmemiz için yavaşlatır ve bu modern histeriden kurtulup, daha mutlu yaşayabilmemiz için bizi özgürleştirir. Bu kısır döngüden ayrılma özgürlüğü buluruz. Sadece esasları korumaya çalışıp anlamsızlığı ortadan kaldırmaya ve anlamlı olanı sürdürmeye devam ediyoruz. Ve bunu yaparken, hayata değer katan, anlam katan çabalara değer veriyoruz. Minimalizm, sahip olma hırsından (tutkusundan) kurtulma özgürlüğünü getirir. Tüketimciliğin koşu bandından ayrılıyor ve başka yerlerde mutluluk arayışına girmeye cesaret ediyoruz. İlişkilere, deneyimlere ve ruhsal bakımlara değer verip bunu yaparken de hayatı buluyoruz. Bana gelirsek; şimdiye kadar eski kıyafetlerimin% 50’sini, kitaplarımın…

Read More...

AİP (OTOİMMÜN PALİO DİYET)

Otoimmün hastalık artık çağımızın hastalığı. Tabii ki ilk sırada OBEZİTE var. Tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalık, obezite, hasimoto troiditi gibi günümüz hastalıklarından sadece ilk akla gelenler. Ama olması gerekmiyor. Her ne kadar genetik yatkınlık bir otoimmün hastalık geliştirme riskinizin yaklaşık üçte birini oluştursa da, diğer üçte ikisi çevrenizden, diyetinizden ve yaşam tarzınızdan gelir. Aslında uzmanlar, bazı diyet faktörlerinin otoimmün hastalığa önemli katkıları olduğunu  diyet ve yaşam tarzı ile değişebildiğini giderek daha fazla fark etmektedir. Bu, otoimmün hastalığın gıda tercihlerimize ve hayatınızı nasıl yaşamaya karar verdiğimiz ile doğrudan bağlantılı olduğu anlamına gelir. Aynı zamanda, sadece nasıl yemek yediğinizi değiştirerek ve uyku, aktivite hakkında daha bilinçli seçimler yaparak otoimmün hastalığı yönetebiliyor ve tersine çevirebileceğimiz anlamına geliyor.   Tüm otoimmün hastalıkların temel nedeni aynıdır: aslında görevi bizi istilacı mikroorganizmalardan korumak olan bağışıklık sistemimiz bize yönelir ve proteinlerimize, hücrelerimize ve dokularımıza saldırır. Hangi proteinler, hücreler ve dokular saldırıya uğrardığına göre otoimmün hastalık ve semptomlarını ortaya çıkar. Hashimoto tiroiditinde tiroid bezi saldırıya uğrar. Romatoid Artritte, eklemlerinizin dokularına saldırılır. Sedef hastalığında, cildinizi oluşturan hücrelerdeki proteinler saldırıya uğrar. Ancak, kök nedeni aynıdır. Genellikle AIP’yi kısaltmış olan Paleo Otoimmün Protokolü, bağışıklık sistemini düzenlemek için diyet ve yaşam tarzını kullanan, bu saldırılara son veren ve vücuda iyileşme fırsatı veren güçlü bir stratejidir. Bende de hashimoto troiditi mevcut ve bir süre eski…

Read More...

BAŞARANLAR KULÜBÜNE HOŞGELDİN

                          KİLOLUYUM; Benim için durum kabul edilebilir değil… ZAYIFLAMAK İSTİYORUM. diyorsan; Çözüm sandığından çok daha kolay. Kilo vermeye çalıştıkça daha kilolu bir hale geliyorsan, başaracağına inancın kalmamış ve artık ben yapamam diyorsan derin bir uykudasın demektir. Ve bu uyku hali de maalesef bu sistemi devreye sokanların besini oluyor. Bu sadece ticari bir eylem. Aksi olsaydı zaten dünyada kilo problemi katlanarak büyüyor olur muydu? Bizim gerçekte bireysel olarak potansiyelimizi ortaya çıkarmaktan başka bir şeye ihtiyacımız yok. Neden her yıl kilolu insan sayısı önceki yıllardan daha fazla? Çünkü inandırıldığınız bu ümit olarak sunulan şeyler aslında tamda bunu sağlamak için. Sisteme bağımlı köleler yaratmak için. Yanlış beklentileri bırakın ki sahtekarlıkları daha net görebilesiniz. Bir avuç şundan ye, istediğini ye zayıfla gibi mantık dışı uygulamalara inancımız nereden kaynaklanıyor? Haplardan, cd’lerden, taytlardan, altın çilekten, gojibery’den, elma kromdan, mide balonundan, hipnozdan, kendisi bu psikolojiyi hiç yaşamamış umut tacirlerinden vs vs vs medet umuyorsan ilüzyon dünyasında yaşıyorsun demektir. İlüzyon! Bir kutu kapsül sizi kalıcı zayıflatabilir mi? Diyet bilinci de öyle, mide kelepçesi de, balonu da.. Mide balonu çıkar verdiğin kilonun iki katını alırsın.  Mesela ben 6 ayda 10 kilo verip balon çıktıktan sonra 3 ayda…

Read More...

HAYATINI DEĞİŞTİR!!!

Mutluluk bir beceriymiş meğerse, bir tavır, bir çaba, bir kararlılık… Neye sahip olduğumuzla hiiiç ama hiç ilgisi de yokmuş. Kendi sorumluluğumuzu aldığımız zaman illüzyonlara da ihtiyacımız kalmayacak ÖZGÜRLÜK; “Bir ucu cehenneme, diğeri cennete uzanır. Aynı merdivendir; seçim senindir; yönü sen belirleyeceksin.” demiş Osho. Bence de; Hayatta geldiğimiz nokta seçimlerimizin sonucu. ‘Ne yaşıyorsanız, ne hissediyorsanız ben de yaşadım. Başarısızlıkları, çaresizliği, vazgeçişleri, umutsuzluğu ve taktığımız maskeleri, çok iyi biliyorum.’ Ama şimdi sanki 30 undayım öyle hissediyorum. İdeal kilo özgürlüğümdür diyorum ya boşuna söylemiyorum bunu. Enerjim arttı, coşkum arttı, neşem arttı, engellerim kalktı. Mesele kaç yaşında olduğun değilmiş, mesele kendine nasıl davrandığın ile ilgiliymiş. 47 yaşımda 47 kilo verdim ya, 30 lu yaşlarımdan çok daha sağlıklıyım. Omuzlarımdan 2,5 damacana suyu aldılar, kölelik bitti… Her şey sadece ve sadece bizim ellerimizde. Deneyin, yeniden deneyin, bir daha deneyin, daha iyisini deneyin, kendinizi aşmayı deneyin. İşte tam bu noktada YAŞAM size muhteşem kapılarını açacak. Biliyor musun üzülmek, ah vah demek, başaranlara bakıp hayal kurmak hiç bir işe yaramıyor. Sadece kendimizi oyalıyoruz. Başlamaya cesaret edemeyince bir sürü şeyin arkasına saklanıyoruz. Zamanım yok, çocuğum var, param yok. Oysa ki çocuk varsa daha çok hareket etme şansına sahipsin, paran yoksa yollar bizim, evde yapılabilecek bir sürü Harika video var. Gerçek…

Read More...

Nerede Hareket Orada Bereket

Bilindiği gibi dünyayı çevreleyen bir manyetik alan mevcuttur. Bu alan dünyamızı güneş vs. dış etkenlerin zararlı etkilerinden koruyan MANYETOSFER bölgesidir. Yaşadığımız yerin yaklaşık 3.200 kilometre kadar altında, dünyanın eriyik çekirdeğinde olan bitenler, biz farkında olmasak da, hayatımızın her gününe tesir ediyor. Burada; yaklaşık 5.700°C’deki, çoğunlukla sıvı demirden oluşan ve ayın hacminin üçte ikisine yakın büyüklüğe sahip olan devasa okyanus, görünmez bir kuvvetin oluşumunun sorumlusu: Dünyanın manyetik alanı. Jeodinamoyu göz önünde bulunduran kurama göre; sıvı demirin hareketi sonucu bir elektrik akımı oluşur ve bu akım manyetik alanların oluşumuna sebebiyet verir.Yüklü metal parçacıklar manyetik alanlardan geçerek devamlı ve döngüsel bir elektrik akımı yaratır. Çekirdekteki sıvı metalin daimi hareketine bağlı olarak bir miktar manyetik alan oluşur ve bu alan çekirdekte yeni akımlar oluşturur. Bu akımlar ise daha fazla manyetik alana sebep olarak geri beslemeli bir döngü yaratır. “Dünya’ nın manyetik alanının kaynağı nedir ?” Mariner 2 ile yapılan araştırmalar sonucunda Venüs’ün çekirdeği demir içermesine rağmen bir manyetik alana sahip olmadığı anlaşılmıştır. Venüs’ün 243 dünya günü olduğu ve dinamo etkisi yaratmak için çok yavaş olduğu bulunmuştur. Manyetik alanın oluşumunun dünyanın dönmesi ile ilişkili olduğu açıktır. Çünkü Venüs ünde çekirdeğinde dünyanınki gibi demir bulunmaktadır, fakat dönme periyodu ölçülebilir bir manyetik alan oluşturmaz. Yani manyetik alanın oluşumu dünyanın yeterince hızlı dönmesine bağlıdır. Burada iki vazgeçilmez unsur vardır: elektrik akımı ve yeterli hızda…

Read More...

BAŞKALDIRIYORUM

Zayıflama yolculuğunda başarısızlığa uğrayan insanlar, yöntemler, oburluk sanılan şey sonucu alınan kilolar ve bunları yaşarken bu yolda yalnız olmadığımız…. İster istemez kendimi, kendi kilo alıp verme serüvenimi düşündüm. 2-3 kilo ile uğraşıp durdum yıllarca. Sonra 3-4 kg olduğunda Int. Slimming Center’a gittim. Kilolar bir aşağı, bir yukarı, geçti gitti yıllar. Henüz gerçekten şişman görünmediğim için çok da umursamıyordum herhalde. 

Read More...

Gerçekten de özgür düşünebiliyor muyuz?

Beynimiz gerçekten özgür düşünce mi üretiyor yoksa kontrol altında mı? Belli davranışlara yönlendirilmek için hangi yöntemler kullanılıyor ve bizler ne kadarının farkındayız? Kontrol edilen zihin ikna ve telkine açık hale gelir ve istenilen davranışları farkında olmadan yapmaya başlar. Eğitim, bir ürüne yönlendirme, alışkanlıklar kazandırma, bağımlılık yaratma, reklam, kışkırtma, sürü psikolojisi oluşturma, manüpilasyon uygulamalardan bazıları. Gün geçtikçe de akıl sağlığını korumak güçleşmektedir. Basın, sinema, diziler, haberler, reklamlar vs ile yapılan telkinlerle kontrol alanı oldukça geniş bir alana yayılıp davranış biçimlerimiz etki altına alınıyor. Konu zayıflama olunca bu durum daha da ciddiyet kazanıyor. Çünkü ince ve seksi olmak pazarlanırken ve buna ulaşmak bağımlılık derecesinde arzulatılırken oluşan zayıf noktamız tuzağa düşürülüyor. Zayıflamak için sunulan ve gerçek değeri olmayan pazarlama materyallerinin peşinden koşuyor, her yolu deniyoruz. Diğer taraftan başka bir sektör gıda maddelerinin içine koyduğu MSG gibi katkı maddeleriyle o gıdalara bağımlı olmamızı sağlıyor. Sonuçta çarkta koşan hemstırlar gibi sonuçsuzca dönüp duruyoruz. İki kilo verip 5 kilo alıyor, 5 kilo verip 10 kilo alıyoruz. Bir yandan ince olmak arzulatılıyor, öte yandan tüketim kamçılanıyor, tüketilen gıdaların içi katkı maddeleriyle dolduruluyor ve bağımlı kılınıyoruz. Sonra zayıflama ürünleri yada destek ürünler pazarlanıyor, olmadı ameliyata giriyoruz o da olmadı değişik programlara katılıyoruz ama sonra diğer çarkın içinde tekrar…

Read More...

RUH-ZİHİN-İDEAL BEDEN

Kimde muhteva (içerik), şekilden ağır basıyorsa o yontulmamıştır, kimde şekil muhtevadan ağır basıyorsa o yüzeysel bir insandır, kimde muhteva ve şekil aynı ağırlıktaysa o seçkin bir insandır” der Konfüçyus. Doğru bir hayat duruşu; beden, ruh ve zihin olarak sağlıklı ve dengede kalabilmekten ibarettir. Bir hedefin bir amacın varsa ve karar verdiysen yeni bir sen olmaya, yapman gerek tek şey harekete geçmek. Olana kadar. Nasıl ki bir çiviyi çakmak için uygun bir çekiçle defalarca vurmak gerek, bir kez vurduğunuzda duvarda durabilir ama bir şey astığınızda yere düşmesi kaçınılmazdır. İki kere vurduğunuzda biraz daha güçlüdür ama ağır bir şeyi hala taşıyamaz. Bununla beraber beton çivisini ahşap çivilere uygun küçük bir çekiçle çakamazsınız. Sağlam olabilmesi için uygun olan çekiçle kezlerce vurarak çakmak gerekir. Bizimde hedefe ulaşıp orada kalabilmemiz için yapmamız gerekenleri tekrar tekrar yapmamız gerekir. Burada ki en önemli ayrıntı doğru çekiç yani doğru adreste olmaktır. Aklımızı ipotek etmeden, uygun olan doğru seçimler ve gerekli zaman ve çabayı harcamak. İşte başarının sırrı. Bizim zayıflama yöntemimiz kişiye özel, Çünkü; Kilo Problemi Yaşayanlar için Beden-Zihin-Ruh dengesinin sağlanması şart! Sen özelsin!!! Biz de bunun farkında olarak; sağlıklı yaşama ve fit bir bedene kavuşmak isteyenler için beden, zihin ve ruh dengesinin kurulması çalışmaları ile kalıcı zayıflamanız için…

Read More...