62 kilo veren Emel’den mektup var…

O artık başarmış, ideal kilo özgürlüğünü yaşamış biri….   “”18.01.2016 tarihinde başladı sizinle bu yolculuğum, tam tıkandığım yorulduğum bir dönemde çıktınız karşıma, sizinle bu yola girerken tek düşündüğüm aman en fazla 1 ayım gider olmuştu, su an olduğum yere bakıyorum da 1 ayım gitmedi bir ömür kazandım sizinle bu yolda.Hayal ederken bile benim bile acaba dediğim bir yerdeyim su an. 1 yılda bedenim,zihnim,hayatim, hayallerim bile değişti. Likya ile tanıştım sayenizde sınırlarımı keşfettim, kendime bile itiraf edemediğim bir hayaldi ve gerçek oldu orada yaşadıklarım, 2 dakikada insanin duyguları nasıl 180 derece değişir bunu öğrendim sizinle, bazen bir anne,bazen en yakin dost,bazen öğretmen oldunuz bana, hayatimin tüm alanında yer aldınız bu sure zarfında size zaman zaman hayatıma her alanını sizinle paylaşırken sizi zorluyor muyum dediğimde “emel bu benim hem isim hemde zevk alarak yaptığım bir şey bu bir süreçse bu surece her şey dahil dediniz”her zaman, sizinle ideal bedene son 7 kaldı heyecan dorukta hemde çok…İyi ki hayatıma girdiniz sizi seviyorum. Evet bu süreç bir gün gelecek bitecek biliyorum ama siz benim bir omur hayatımda olacaksınız bir dost bir arkadaş bir abla olarak…”” Sevgili Emel bu satırları yazarken 62 kilodaydı. Artık ideal kilosunda ve tam 56 kilo. Başaranlar listesine adını yazdırdı…  

Read More...

HAYALLERİNİZİN PEŞİNDE KOŞUN…

  Likya ultramaratonu benim için bir simge oldu diyebilirim. Geçen yıl ilk kez katılacağım zaman neyi yapıp neyi yapamayacağımıza karar vermiş olanlar gitmememi söylemişlerdi 51 yaşında bir kadın olarak yapılamayacaklar listesinin başında olmalıydı tabii bu koşu…   Ama ben haddini bilmez biri olarak doktorların senin artık troid bezin yok zayıflaman imkansız daha fazla kilo almamaya çalış demelerine rağmen 47 kilo vermiştim. Tabii ki tüm doğru diye öğretilenleri unutarak, kendimi keşfederek. Sistem bizi doğduğumuz andan itibaren cinsiyetimize, doğduğumuz ülkeye, şehire hatta mahalleye, ekonomik durumumuza göre masallarla başlayarak empozelerle şekilliyor ve bu şekilde kişiliğimiz oluşuyor. Sonra bakıyoruz ki iki kişi gibiyiz istediğimiz hayat ve yaşadığımız hayat. Sanıyoruz ki kaderimiz bu. Çünkü öğretilenler arasında bu da var, çabalama kabul et oysaki İSRA suresi der ki ‘Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık’   İşte Likya yolculuğunun benim için anlamı bambaşka. 35 bayan sporcu arasından 10. oldum, bu harika ♥ ama önemli olan bu değil, hayallerimin peşinde koşabilmek, koşarken düşsem de kalkabilmek, tüm empozelerden sıyrılıp kendimi yaşayabilmek…. İstemek, çaba sarf etmek ve hak etmek demektir. Her konuda başarı için; ”muhtaç olduğun kudret damarlarında ki asil kanda mevcuttur.” Olmaz diye bir şey asla yok ve kararlı bir kadından daha güçlü hiç bir şey yok… O zaman…

Read More...

ONLINE ZAYIFLAMA EĞİTİMLERİ

GERÇEĞİ KEŞFEDİN… Hedefimiz problemli davranışların yerine koyacağımız anlamlı şeyleri hayatımıza katabilmek. Hayata yeniden ‘ben de varım’ diyebilmek, zararlı bir şeyi yararlı hale getirebilmenin olanaksızlığını, keşke hayat daha kolay olsaydı demek yerine, keşke ben daha çabalı olsaydım demek gerektiğini öğrenmek. Herkesin bildiği gibi tohumu toprağa ektiğimizde filizlenir ve o zaman en küçük tohum bile kocaman bir ağaca dönüşür. Bu noktada ihtiyaç duyulan tek şey doğru topraktır. Ama dikkat tohumu bir betonun ya da kayanın üzerine bırakırsak hiçbir işe yaramaz, hatta kurda kuşa yem olur. Kumun kilin içine atarsak çürür gider. Oysaki doğru toprağa ektiğimizde kocaman bir ağaç olmakla kalmaz kuşlara da sığınak olur. İçinde gizli olan o potansiyeli açığa çıkarmanın ilk koşulu doğru toprağı bulmaktır yani. İşte sizin kendi potansiyelinizi keşif yolculuğunuzu anlamanız da buna benzer bir durum; tohumun içindeki ağaç misali; aslında anlaşılmaz yaşanır… http://www.bedenmuhendisi.com.tr/n/degisin-donusun

Read More...

ZAYIFLIK MUTLULUK MUDUR?

                                Evet, ben zayıfladım ve evet çok mutluyum. ‘’Bedeninin kölesi olan hiç kimse özgür değildir.’’   SENECA   Zayıf biri için zayıflık, mutluluk olmayabilir ama şişman biri için şişmanlık, çok acı veren bir durumdur ve şişman biri için zayıflık, kesinlikle mutluluktur.   MUTLUYUM… Çünkü zayıf değilsen güzel olmadığını düşünürsün, kendine asla güvenemezsin hatta ve hatta dostlarını kucaklayamazsın, onlara sarılamazsın bile, yaz aylarında ve hatta çoğu zamanda kışın o kadar çok terlersin ki dostlarını arkadaşlarını terinle rahatsız etmek istemezsin. Kendine olan güvenin ayaklar altındadır. Alışveriş bir ızdıraptır bazen çok beğendiğin küçük beden bir şeyi yakından inceleyebilmek için ‘senin burada ne işin var’ dercesine bakan tezgâhtara şu meşhur maskemizi takınarak gülümseyip, “kızıma hediye bakıyorum” diye yalan söylersin. Dizilerde filmlerde dalga geçilensindir. Annenin sana ‘mohini gibi oldun’ dediğini duyarsın ve sessiz sessiz ağlarsın. Annen bile bunu diyorsa başkalarının neler düşündüğünü düşünürsün ve bir adım daha geri çekilirsin toplumdan. Diğer yandan da kendini kanıtlayabilmek için herkesten çok çalışırsın. Daha çalışkan, daha espirili, daha akıllı anlayışlı, daha kanka olmak zorunda hissedersin. Ve çeşit çeşit maskeler oluşturursun, zırhını sağlamlaştırırsın. Böylece büyük oyun başlar…. Seyredilmişliğini seyretmeye başlar, acı çekersin. Artık kendini onların gözünden…

Read More...