LİKYA ULTRAMARATONU – 2016

Eylül 2016 – Likya ultramaratonuna ikinci kez katılıyorum. artık deneyimli bile sayılabilirim, o gün parkur ne kadar sürer, beni neler bekliyor, gün sonu durumum nasıl olacak az çok biliyorum :) Likya ultramaratonu benim için bir simge oldu diyebilirim. Geçen yıl ilk kez katılacağım zaman neyi yapıp neyi yapamayacağımıza karar vermiş olanlar gitmememi söylemişlerdi 51 yaşında bir kadın olarak yapılamayacaklar listesinin başında olmalıydı tabii bu koşu… Ama ben haddini bilmez biri olarak doktorların senin artık troid bezin yok zayıflaman imkansız daha fazla kilo almamaya çalış demelerine rağmen 47 kilo vermiştim. Tabii ki tüm doğru diye öğretilenleri unutarak, kendimi keşfederek. Sistem bizi doğduğumuz andan itibaren cinsiyetimize, doğduğumuz ülkeye, şehire hatta mahalleye, ekonomik durumumuza göre masallarla başlayarak empozelerle şekilliyor ve bu şekilde kişiliğimiz oluşuyor. Sonra bakıyoruz ki iki kişi gibiyiz istediğimiz hayat ve yaşadığımız hayat. Sanıyoruz ki kaderimiz bu. Çünkü öğretilenler arasında bu da var, çabalama kabul et oysa ki İSRA suresi der ki ‘Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık’ İşte Likya yolculuğunun benim için anlamı bambaşka. 35 bayan sporcu arasından 10. oldum, bu harika ♥ ama önemli olan bu değil, hayallerimin peşinde koşabilmek, koşarken düşsem de kalkabilmek, tüm empozelerden sıyrılıp kendimi yaşayabilmek…. İstemek, çaba sarf etmek ve hak etmek demektir. Her konuda…

Read More...

KALICI ZAYIFLAMA ÖZGÜRLÜĞÜNDÜR

KALICI ZAYIFLAMA Uygun koşullar olmadığı zaman, başka bir seçeneğimiz kalmadığından bazı alışkanlıklardan kurtulmuş ve başarmış gibi hissederiz. Günlük hayatınızda 2 saat sigara içmeden duramazken, 20 saatlik bir uçak yolculuğuna çıktığınızda bu süre içinde sigara içmeden yolculuk yapabilirsiniz. Çünkü koşullar uygun değildir ama koşullar değişir değişmez hemen aklınıza ilk gelen şey sigara yakmak olacaktır. Kilo verirken de maalesef aynı sorun geçerlidir. Kendimizi uzun süre, aylarca bir kampa kapattığımızda başka seçeneğimiz olmadığı için kilo veririz. Ama bu durum bahçemizde ki yabancı otları temizlerken onları biçmek gibidir. Koşullar uygun hale geldiğinde, yağmur yağdığında, bahar mevsimi geldiğinde o biçtiğimiz zararlı otlar yeniden büyür ve bahçemizde ki yararlı otlara zarar vermeye başlar.  Oysa ki zararlı otları kökünden sökersek koşullar nasıl olursa olsun tekrar büyüme olasılığı yoktur. Aylarca kampta kaldık, zayıfladık, hedefimizi yakaladık. Sonra kendi hayatlarımıza geri döndük, aynen üstten biçilmiş ot gibi, koşullar değişti, hayata yüklediğimiz anlamlarla doğru orantılı yaşadığımız streslerle birlikte eski alışkanlıklarımızı hortlatan koşullarda yaşamaya başladık ve altta kökleri duran bu alışkanlıklar bir iki geri gelmeye başladı. Ve beraberinde tabii kilolar geri gelmeye başladı. Çünkü bu güne kadar stresle baş etme yolu olarak yemeği seçmişiz. Kendi koşullarımızın içinde üstesinden gelmeyi başarabilirsek işte o zaman kilo sorunumuzu kökten söküp atabiliriz. Herkes zayıflamak ve değişmek…

Read More...

ZAYIFLIK MUTLULUK MUDUR?

                                Evet, ben zayıfladım ve evet çok mutluyum. ‘’Bedeninin kölesi olan hiç kimse özgür değildir.’’   SENECA   Zayıf biri için zayıflık, mutluluk olmayabilir ama şişman biri için şişmanlık, çok acı veren bir durumdur ve şişman biri için zayıflık, kesinlikle mutluluktur.   MUTLUYUM… Çünkü zayıf değilsen güzel olmadığını düşünürsün, kendine asla güvenemezsin hatta ve hatta dostlarını kucaklayamazsın, onlara sarılamazsın bile, yaz aylarında ve hatta çoğu zamanda kışın o kadar çok terlersin ki dostlarını arkadaşlarını terinle rahatsız etmek istemezsin. Kendine olan güvenin ayaklar altındadır. Alışveriş bir ızdıraptır bazen çok beğendiğin küçük beden bir şeyi yakından inceleyebilmek için ‘senin burada ne işin var’ dercesine bakan tezgâhtara şu meşhur maskemizi takınarak gülümseyip, “kızıma hediye bakıyorum” diye yalan söylersin. Dizilerde filmlerde dalga geçilensindir. Annenin sana ‘mohini gibi oldun’ dediğini duyarsın ve sessiz sessiz ağlarsın. Annen bile bunu diyorsa başkalarının neler düşündüğünü düşünürsün ve bir adım daha geri çekilirsin toplumdan. Diğer yandan da kendini kanıtlayabilmek için herkesten çok çalışırsın. Daha çalışkan, daha espirili, daha akıllı anlayışlı, daha kanka olmak zorunda hissedersin. Ve çeşit çeşit maskeler oluşturursun, zırhını sağlamlaştırırsın. Böylece büyük oyun başlar…. Seyredilmişliğini seyretmeye başlar, acı çekersin. Artık kendini onların gözünden…

Read More...