HAYALLERİNİZİN PEŞİNDE KOŞUN…

  Likya ultramaratonu benim için bir simge oldu diyebilirim. Geçen yıl ilk kez katılacağım zaman neyi yapıp neyi yapamayacağımıza karar vermiş olanlar gitmememi söylemişlerdi 51 yaşında bir kadın olarak yapılamayacaklar listesinin başında olmalıydı tabii bu koşu…   Ama ben haddini bilmez biri olarak doktorların senin artık troid bezin yok zayıflaman imkansız daha fazla kilo almamaya çalış demelerine rağmen 47 kilo vermiştim. Tabii ki tüm doğru diye öğretilenleri unutarak, kendimi keşfederek. Sistem bizi doğduğumuz andan itibaren cinsiyetimize, doğduğumuz ülkeye, şehire hatta mahalleye, ekonomik durumumuza göre masallarla başlayarak empozelerle şekilliyor ve bu şekilde kişiliğimiz oluşuyor. Sonra bakıyoruz ki iki kişi gibiyiz istediğimiz hayat ve yaşadığımız hayat. Sanıyoruz ki kaderimiz bu. Çünkü öğretilenler arasında bu da var, çabalama kabul et oysaki İSRA suresi der ki ‘Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık’   İşte Likya yolculuğunun benim için anlamı bambaşka. 35 bayan sporcu arasından 10. oldum, bu harika ♥ ama önemli olan bu değil, hayallerimin peşinde koşabilmek, koşarken düşsem de kalkabilmek, tüm empozelerden sıyrılıp kendimi yaşayabilmek…. İstemek, çaba sarf etmek ve hak etmek demektir. Her konuda başarı için; ”muhtaç olduğun kudret damarlarında ki asil kanda mevcuttur.” Olmaz diye bir şey asla yok ve kararlı bir kadından daha güçlü hiç bir şey yok… O zaman…

Read More...

ZAYIFLAMA ve MUCİZE

  Hepimizin kim olduğumuz ve hayatımızda neleri yapabileceğimiz konusunda bir düşüncesi vardır.  Mucize işte bu algıyı değiştirdiğimiz anda gerçekleşir. Birçok mucize aslında yaratıcı gücümüzün sonuçlarıdır. Bir mucize istediğimizde ve onu yaratabileceğimizi kabul ettiğimizde olan şey mucizedir. Daha sonra gerçekleşen şey sadece ayrıntıdır. Çoğu zaman mucizeler yaratamayız çünkü mucizelerin bizim başımıza gelebileceğine inanmayız. Bir mucize yaratabilmek için ilk adım yeni düşünce biçimini geliştirmektir. Duygu ve düşüncelerimiz fizik realiteyi etkiler. Yolu bilmek ile yolu yürümek arasında çok fark vardır yani istemek yetmez seçmek gerek. Tüm bunların bizi ilgilendiren başka bir boyutu da söz konusu, başka birinin çabaları bizim hayatımızda mucize yaratabilir mi? Bunun yanıtı için ‘duygular ve suya etkisi’ yazısına bir göz atalım mı?     DUYULAR VE SUYA ETKİSİ: http://www.youtube.com/watch?v=mCHWoshp_uA&feature=related Dr.Emoto’nun su araştırması düşünce ve duyguların fizik realiteyi etkilediği gerçeğini ortaya koyar. Aynı yerden alınan su örneklerine yazılı ve sözlü kelimelerle veya müzikle değişik niyetler, düşünceler yönlendirildiği, odaklanıldığı zaman ‘’su kendi ifadesini değiştimektedir’’. Temel olarak Dr.Emoto suyun ifadelerini yakalamayı başarmıştır. Geliştirdiği teknikte çok soğuk bir odanın içinde son derece güçlü bir mikroskop ve çok yüksek hızlı bir fotoğraf çekim şekli uygulamıştır. Bu teknikle henüz oluşmuş donmuş su kristallerini fotoğraflamıştır. Ancak, değişik bölgelerden alınmış su örneklerinin hepsi kristalize olamamaktadır. Örneğin, çok kirli…

Read More...