ZAYIFLAMA EĞİTİMLERİ ve DUYGUSAL ÖZGÜRLEŞME TEKNİĞİ

GERÇEĞİ KEŞFEDİN… Hedefimiz problemli davranışların yerine koyacağımız anlamlı şeyleri hayatımıza katabilmek. Hayata yeniden ‘ben de varım’ diyebilmek, zararlı bir şeyi yararlı hale getirebilmenin olanaksızlığını, keşke hayat daha kolay olsaydı demek yerine, keşke ben daha çabalı olsaydım demek gerektiğini öğrenmek. Herkesin bildiği gibi tohumu toprağa ektiğimizde filizlenir ve o zaman en küçük tohum bile kocaman bir ağaca dönüşür. Bu noktada ihtiyaç duyulan tek şey doğru topraktır. Ama dikkat tohumu bir betonun ya da kayanın üzerine bırakırsak hiçbir işe yaramaz, hatta kurda kuşa yem olur. Kumun kilin içine atarsak çürür gider. Oysaki doğru toprağa ektiğimizde kocaman bir ağaç olmakla kalmaz kuşlara da sığınak olur. İçinde gizli olan o potansiyeli açığa çıkarmanın ilk koşulu doğru toprağı bulmaktır yani. İşte sizin kendi potansiyelinizi keşif yolculuğunuzu anlamanız da buna benzer bir durum; tohumun içindeki ağaç misali; aslında anlaşılmaz yaşanır… Devamını okumak için tıkla; DUYGUSAL ÖZGÜRLEŞME TEKNİĞİ

Read More...

ZAYIFLAMA ve MUCİZE

  Hepimizin kim olduğumuz ve hayatımızda neleri yapabileceğimiz konusunda bir düşüncesi vardır.  Mucize işte bu algıyı değiştirdiğimiz anda gerçekleşir. Birçok mucize aslında yaratıcı gücümüzün sonuçlarıdır. Bir mucize istediğimizde ve onu yaratabileceğimizi kabul ettiğimizde olan şey mucizedir. Daha sonra gerçekleşen şey sadece ayrıntıdır. Çoğu zaman mucizeler yaratamayız çünkü mucizelerin bizim başımıza gelebileceğine inanmayız. Bir mucize yaratabilmek için ilk adım yeni düşünce biçimini geliştirmektir. Duygu ve düşüncelerimiz fizik realiteyi etkiler. Yolu bilmek ile yolu yürümek arasında o kadar çok fark vardır ki, yani kısacası istemek yetmez seçmek gerek. Tüm bunların bizi ilgilendiren başka bir boyutu da söz konusu, başka birinin çabaları bizim hayatımızda mucize yaratabilir mi? Bunun yanıtı için ‘duygular ve suya etkisi’ yazısına bir göz atalım mı?     DUYULAR VE SUYA ETKİSİ: http://www.youtube.com/watch?v=mCHWoshp_uA&feature=related Dr.Emoto’nun su araştırması düşünce ve duyguların fizik realiteyi etkilediği gerçeğini ortaya koyar. Aynı yerden alınan su örneklerine yazılı ve sözlü kelimelerle veya müzikle değişik niyetler, düşünceler yönlendirildiği, odaklanıldığı zaman ‘’su kendi ifadesini değiştimektedir’’. Temel olarak Dr.Emoto suyun ifadelerini yakalamayı başarmıştır. Geliştirdiği teknikte çok soğuk bir odanın içinde son derece güçlü bir mikroskop ve çok yüksek hızlı bir fotoğraf çekim şekli uygulamıştır. Bu teknikle henüz oluşmuş donmuş su kristallerini fotoğraflamıştır. Ancak, değişik bölgelerden alınmış su örneklerinin hepsi kristalize…

Read More...

ZAYIFLIK MUTLULUK MUDUR?

                                Evet, ben zayıfladım ve evet çok mutluyum. ‘’Bedeninin kölesi olan hiç kimse özgür değildir.’’   SENECA   Zayıf biri için zayıflık, mutluluk olmayabilir ama şişman biri için şişmanlık, çok acı veren bir durumdur ve şişman biri için zayıflık, kesinlikle mutluluktur.   MUTLUYUM… Çünkü zayıf değilsen güzel olmadığını düşünürsün, kendine asla güvenemezsin hatta ve hatta dostlarını kucaklayamazsın, onlara sarılamazsın bile, yaz aylarında ve hatta çoğu zamanda kışın o kadar çok terlersin ki dostlarını arkadaşlarını terinle rahatsız etmek istemezsin. Kendine olan güvenin ayaklar altındadır. Alışveriş bir ızdıraptır bazen çok beğendiğin küçük beden bir şeyi yakından inceleyebilmek için ‘senin burada ne işin var’ dercesine bakan tezgâhtara şu meşhur maskemizi takınarak gülümseyip, “kızıma hediye bakıyorum” diye yalan söylersin. Dizilerde filmlerde dalga geçilensindir. Annenin sana ‘mohini gibi oldun’ dediğini duyarsın ve sessiz sessiz ağlarsın. Annen bile bunu diyorsa başkalarının neler düşündüğünü düşünürsün ve bir adım daha geri çekilirsin toplumdan. Diğer yandan da kendini kanıtlayabilmek için herkesten çok çalışırsın. Daha çalışkan, daha espirili, daha akıllı anlayışlı, daha kanka olmak zorunda hissedersin. Ve çeşit çeşit maskeler oluşturursun, zırhını sağlamlaştırırsın. Böylece büyük oyun başlar…. Seyredilmişliğini seyretmeye başlar, acı çekersin. Artık kendini onların gözünden…

Read More...

NASIL ZAYIFLADIM, BAŞARAN YORUMLARI

Zeynep diyor ki; Nasıl zayıfladım, bunu anlatmaya başlamadan önce şunu belirtmeliyim ki; bazı şeyler yaşamadan tam anlaşılamaz. Ben online destek aldım ve 3 ayda 20 kilo verdim. Başlangıçta tereddütle baktım evet, nasıl olur ki dedim bu kadar uzaktan birde şehirler arası bile değil uluslararası. Şimdi sorarsanız zayıflamak kazandıklarımın yanında sadece bonus derim.  O şahane bir insan. Her zaman telefonum kadar yakındı bana ve ister inanın ister inanmayın ben hayatımda ilk kez istediğim kiloya inmeyi başardım hem de üç ayda. Ezber bozdum, resmen ezber bozdum. Ve artık kendime olan güvenimi kimse geri alamaz, kilo almaktan bile korkmuyorum 😉 O başarmış, bende başardım, gerekirse yeniden ve yeniden yine yapabilirim. Hiçbir şey kullanmadan, dahası bir bağımlılıktan kurtulmak için başka bir şeye bağımlı olmadan zayıfladım. Bunun anlamsızlığının bilincine vardım. Ben bunu hayatıma monte etmeyi başardım en başta Bahar Hanımın dediği gibi. Kişiye özel, sizin hayatınıza monte edebileceğiniz bir şey ancak kalıcı olabilir demişti bana. Tam anlamamıştım ama yaşadım ve gördüm. Sonrada bu harika insanla tanışmak için gün sayar oldum İnşallah mayıs ayında. Zeynep S. Güler’in kaleminden; Benim için sihir o eski fotoğrafı gördüğüm andı. O bakışlar, o hüzün ve sonrası yanmış kül olmuş yılar. Adeta 20 yıl gençleşmiş biri vardı ve bir kadın başka ne…

Read More...

YEMEK KEYİF MİDİR? DEĞİLSE NEDİR?

                                                    VE ÖZGÜRLÜK… Bu konuyu anlatmaya bir deneyle başlamak istiyorum.Yapılan bu deney, abur cuburların nasıl bir bağımlılığa sebep olduğunu çok açık bir şekilde gösteriyor. De­neklerden birisi sadece sağlıklı yiyeceklerle besleniyor; ikincisi çoğunluğu sağlıklı yiyecekler; üçüncüsü ise sadece abur cubur yiyor. Denekler yemek yedikleri esnada ayaklarına elektrik veriliyor. Sadece sağlıklı beslenen denek yemeyi hemen durdurarak tepki veriyor. İkincisi bir süre sonra yemeye son verirken, üçüncüsü elektriğe tepki vermeyip yemeğe devam ediyor. Sistemin istediği, mümkün olduğunca çok insanı tam da bu üçüncü denek gibi her şeye rağmen tüketmeye bağımlı olmuş hale getirmektir. Daha çok insanın daha çok tüketmesi gerekiyor ki üretilen kolalar, hamburgerler, cipsler paraya dönüşsün ve tekellerin kasalarını doldursun. Sadece Coca Cola’nın ürünleri günde 1,9 milyar bardak tüketiliyor. Türkiye’de tüketilen yıllık kola miktarı 3 milyar litreye yakın. McDonalds 118 ülkede yer alan 33 binden fazla restoranıyla günde 62 milyon kişiye hamburger satıyor. Bu 24 milyar dolarlık gelir anlamına geliyor. Pastadan büyük payı kapmak için yarışıyorlar. Peki bu arada bize neler oluyor? Obezite basit bir kilo sorunu değildir. Obeziteden kaynaklı birçok ölümcül sağlık problemi ortaya çıkabilmektedir. Obezite,…

Read More...