ONLİNE ZAYIFLAMA PROGRAMI NEDİR?

Online Danışmanlık Nedir? Her gün kullandığın iletişim araçlarını, senin dönüşümüne hizmet edecek bir sisteme dönüştürdük! Cep Telefonu, WhatsApp, Telegram, Facebook Messenger, Skype ve E-Mail seçeneklerinden hangisini kullanmaktan hoşlanıyorsanız, biz de oradayız! Evde, okulda, iş yerinde, caddede, yanınızda telefonunuzun veya internet bağlantınızın olduğu her yerde size kesintisiz hizmet garantisi sunuyoruz. Online zayıflama programı ile kişiye özel destek ve takip sistemi, sizi hayal ettiğiniz kiloya çok rahat ve hızlı bir şekilde ulaştıracaktır. BESLENME ALIŞKANLIKLARI KONTROLÜ – BAĞIMLILIK KONTROLÜ Anlık destek alabiliyor olmanız çok önemlidir; Çünkü insan zihni alışkanlıklarını saniyeler içinde uygular. Fakat çok iyi bilinmesi gereken bir şey var ki aynı zihin yapısıyla aynı davranışları yaparak farklı bir sonuç alınması İMKANSIZDIR. Bu nedenle kilo almanıza sebep olan, ihtiyaçtan fazla yemek tüketimi yaptıran alışkanlıklarınızın kontrol altına alınması gerekir. İhtiyaçtan fazla yemek tüketimi ile beslenilen aslında fiziksel beden değil, duygusal bedendir. Bu duygusal bedeni beslemenin, aslında ne kadar da çok başka yolları olduğunu gelin anlık desteğimiz ile keşfedin. BESLENME Kontrolsüz beslenme, gerçek ihtiyaç değildir. İhtiyacınız kadar beslenme hem bedeninizi hem de ruhunuzu hafifletir. Yediğiniz içtiğiniz her şeyi bizimle paylaşarak, karnınızı içiniz rahat bir şekilde doyurmanın keyfine varın. Bunu düzenli yapmaya başladığınızda ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız. SPOR Sizinle birlikte koşuyoruz, sizinle birlikte spor yapıyoruz,…

Read More...

İdeal Kiloda YAZA MERHABA demek için…….

  Yine bir yaz daha geliyor. Her ilkbaharda yazın ideal kiloda olma hayalleri kurarız ama bir süre sonra bu hayal başka bahara ertelenir. Oysa ki her şey sadece ve sadece bizim ellerimizde. Denemelisin, yeniden denemelisin, bir daha denemelisin, daha iyisini denemelisin hatta kendini aşmayı denemelisin. İşte tam bu noktada YAŞAM size muhteşem kapılarını açacak. Bir sır vereyim; üzülmek, ah vah demek, başaranlara bakıp hayal kurmak hiç bir işe yaramıyor. Sadece kendimizi oyalıyoruz. Başlamaya cesaret edemeyince bir sürü şeyin arkasına saklanıyoruz. Zamanım yok, çocuğum var, param yok. Oysa ki çocuk varsa daha çok hareket etme şansına sahipsin, paran yoksa yollar bizim, evde yapılabilecek bir sürü harika video var. Gerçek şu ki ‘BAŞLAMAK TEK SEÇENEK’ şu an, şimdi… ne yarın ne de pazartesi ŞİMDİ 💪🏻 Yoksa bir ömür ertelemelerle geçeeeer gider. Emin olduğum şey ne biliyor musunuz, varoluşumuzun amacı hedonist bir yaklaşımla bütün yemekleri biz yiyelim değil, güzellikler yaratmak. Hadi kendimizden başlayalım. Hayallerimizden ve tutkularımızdan vazgeçmemek lazım. Eğer vazgeçersek bedenimiz bu dünyada var olur ama yaşamımız son bulur. Kendi üzerimizde çalışarak elde edemeyeceğimiz hiç bir başarı yok. O zaman bu yaz hayalini kurduğumuz ‘o’ ideal bedene kavuşacağımız yaz olsun. Bahar Pançuk Deniz 0 533 743 52 25

Read More...

ZAYIFLAMAK İSTİYORUM…

KALICI ZAYIFLAMA Uygun koşullar olmadığı zaman, başka bir seçeneğimiz kalmadığından bazı alışkanlıklardan kurtulmuş ve başarmış gibi hissederiz. Günlük hayatınızda 2 saat sigara içmeden duramazken, 20 saatlik bir uçak yolculuğuna çıktığınızda bu süre içinde sigara içmeden yolculuk yapabilirsiniz. Çünkü koşullar uygun değildir ama koşullar değişir değişmez hemen aklınıza ilk gelen şey sigara yakmak olacaktır.Kilo verirken de maalesef aynı sorun geçerlidir. Kendimizi uzun süre, aylarca bir kampa kapattığımızda başka seçeneğimiz olmadığı için kilo veririz. Ama bu durum bahçemizde ki yabancı otları temizlerken onları biçmek gibidir. Koşullar uygun hale geldiğinde, yağmur yağdığında, bahar mevsimi geldiğinde o biçtiğimiz zararlı otlar yeniden büyür ve bahçemizde ki yararlı otlara zarar vermeye başlar.  Oysa ki zararlı otları kökünden sökersek koşullar nasıl olursa olsun tekrar büyüme olasılığı yoktur.Aylarca kampta kaldık, zayıfladık, hedefimizi yakaladık. Sonra kendi hayatlarımıza geri döndük, aynen üstten biçilmiş ot gibi, koşullar değişti, hayata yüklediğimiz anlamlarla doğru orantılı yaşadığımız streslerle birlikte eski alışkanlıklarımızı hortlatan koşullarda yaşamaya başladık ve altta kökleri duran bu alışkanlıklar bir iki geri gelmeye başladı. Ve beraberinde tabii kilolar geri gelmeye başladı. Çünkü bu güne kadar stresle baş etme yolu olarak yemeği seçmişiz.Kendi koşullarımızın içinde üstesinden gelmeyi başarabilirsek işte o zaman kilo sorunumuzu kökten söküp atabiliriz. Herkes zayıflamak ve değişmek istediğini varsayıyor ama…

Read More...

62 kilo veren Emel’den mektup var…

O artık başarmış, ideal kilo özgürlüğünü yaşamış biri….   “”18.01.2016 tarihinde başladı sizinle bu yolculuğum, tam tıkandığım yorulduğum bir dönemde çıktınız karşıma, sizinle bu yola girerken tek düşündüğüm aman en fazla 1 ayım gider olmuştu, su an olduğum yere bakıyorum da 1 ayım gitmedi bir ömür kazandım sizinle bu yolda.Hayal ederken bile benim bile acaba dediğim bir yerdeyim su an. 1 yılda bedenim,zihnim,hayatim, hayallerim bile değişti. Likya ile tanıştım sayenizde sınırlarımı keşfettim, kendime bile itiraf edemediğim bir hayaldi ve gerçek oldu orada yaşadıklarım, 2 dakikada insanin duyguları nasıl 180 derece değişir bunu öğrendim sizinle, bazen bir anne,bazen en yakin dost,bazen öğretmen oldunuz bana, hayatimin tüm alanında yer aldınız bu sure zarfında size zaman zaman hayatıma her alanını sizinle paylaşırken sizi zorluyor muyum dediğimde “emel bu benim hem isim hemde zevk alarak yaptığım bir şey bu bir süreçse bu surece her şey dahil dediniz”her zaman, sizinle ideal bedene son 7 kaldı heyecan dorukta hemde çok…İyi ki hayatıma girdiniz sizi seviyorum. Evet bu süreç bir gün gelecek bitecek biliyorum ama siz benim bir omur hayatımda olacaksınız bir dost bir arkadaş bir abla olarak…”” Sevgili Emel bu satırları yazarken 62 kilodaydı. Artık ideal kilosunda ve tam 56 kilo. Başaranlar listesine adını yazdırdı…  

Read More...

ZAYIFLAMA SIRRI

 HİKAYE HEP AYNI; “MUTLULUK AZ SONRA……” Sistem ne der? “ARA ama asla BULAMA!” İşte tüm kilolu insanlar çözüm arıyor ama bulamıyor, çoğunluk tarafından esaslı bir biçimde sorgulanmadığından sahte çözümler gücünü ve popülaritesini kaybetmiyor. . Bir maske çıkartılıyor başka bir maske takılıyor. Ama hiçbir yere varılmıyor. Bir ömür boyu sürüp giden işe yaramayan yöntemlerde sizce de yanlış bir şeyler yok mu? Birçok kilolu her insan kendini bu şov dünyası içinde kaybediyor ve ne yapsa da kısır döngünün içinden çıkamıyor. Koşarak bir yöntemden diğerine geçiyor. Emeksiz çözüm arayanları, ilk önce kendini kandırmak isteyenleri kandırmak ve avutmak için çok başarılı bir sistem kurulmuş durumda. Öncelikle kendini temelden sorgulamaya başlamadan, bağımlılıklarından vazgeçmeyi göze almadan doğru yolu bulman mümkün değil. Yöntemlerin çoğu çözüm bulmak yerine seni kendi ürünlerine bağımlı kılmaya çalıştığından bu kısır döngüden kalıcı olarak kurtulmak mümkün olamıyor. Çünkü sorunu çözmeye çalışanlar sorunun bir parçası iken kendi kendini yok etmesini beklemek ne kadar akıllıca olabilir? Düşünün ki bir polis cinayet işlemiş ve o cinayeti çözme görevi de o polise verilmiş. Biz de onun kendi kendini yakalamasını bekliyoruz. Arıyorsun ama bildiğin şeyi, sana sunulanı arıyorsun…İçinde yaşadığın sistemin yarattığı kollektif bilinç etkiliyor seni de. Onun için başarısızım deme “henüz hiç başlamadın” Okumaya devam etmek için tıkla http://baharpancukdeniz.com/zayiflik-mutluluk-mudur/

Read More...

HAYATINI DEĞİŞTİR!!!

Mutluluk bir beceriymiş meğerse, bir tavır, bir çaba, bir kararlılık… Neye sahip olduğumuzla hiiiç ama hiç ilgisi de yokmuş. Kendi sorumluluğumuzu aldığımız zaman illüzyonlara da ihtiyacımız kalmayacak ÖZGÜRLÜK; “Bir ucu cehenneme, diğeri cennete uzanır. Aynı merdivendir; seçim senindir; yönü sen belirleyeceksin.” demiş Osho. Bence de; Hayatta geldiğimiz nokta seçimlerimizin sonucu. ‘Ne yaşıyorsanız, ne hissediyorsanız ben de yaşadım. Başarısızlıkları, çaresizliği, vazgeçişleri, umutsuzluğu ve taktığımız maskeleri, çok iyi biliyorum.’ Ama şimdi sanki 30 undayım öyle hissediyorum. İdeal kilo özgürlüğümdür diyorum ya boşuna söylemiyorum bunu. Enerjim arttı, coşkum arttı, neşem arttı, engellerim kalktı. Mesele kaç yaşında olduğun değilmiş, mesele kendine nasıl davrandığın ile ilgiliymiş. 47 yaşımda 47 kilo verdim ya, 30 lu yaşlarımdan çok daha sağlıklıyım. Omuzlarımdan 2,5 damacana suyu aldılar, kölelik bitti… Her şey sadece ve sadece bizim ellerimizde. Deneyin, yeniden deneyin, bir daha deneyin, daha iyisini deneyin, kendinizi aşmayı deneyin. İşte tam bu noktada YAŞAM size muhteşem kapılarını açacak. Biliyor musun üzülmek, ah vah demek, başaranlara bakıp hayal kurmak hiç bir işe yaramıyor. Sadece kendimizi oyalıyoruz. Başlamaya cesaret edemeyince bir sürü şeyin arkasına saklanıyoruz. Zamanım yok, çocuğum var, param yok. Oysa ki çocuk varsa daha çok hareket etme şansına sahipsin, paran yoksa yollar bizim, evde yapılabilecek bir sürü Harika video var. Gerçek…

Read More...

MİNİMALİZM…

Özünde, minimalizm, en değer verdiğimiz şeylerden bizi uzaklaştıran her şeyin kaldırılmasıdır.  Modern kültür, iyi bir yaşamın, ‘biriktirdiğimiz şeylerle’ ve ‘mümkün olduğu kadar çok şeye sahip olmakla’ olacağı yalanını anlatır durur. Daha fazlasının daha iyi olduğuna ve bir mağazadan alış veriş yaparak mutluluğunu satın alabileceğin fikrine inandırmak sistemin sürekliliği için gereklidir ama konuya bizim mutluluğumuz için baktığımızda yanılıyorlar.   Hayatımız alelacele sürekli koşuşturmakla geçiiip gidiyor. Yapmak istediğimiz şeyler için hep gelecekte bir günü seçiyoruz ama yarın hep yarın olarak kalıyor. Çok stresliyiz, kaygılıyız, hastayız. Fazla yemekten hastayız, fazla yemek için daha çok almak için fazla çalışmaktan hastayız. Kredi kartlarını ödemek için uzun, tutkulu saatler çalışıyoruz, ancak borçları daha da arttırıyoruz. Bir etkinlikten diğerine koştururken etkinliğin özünü kaçırıyoruz. Minimalizm hayatı yavaşlatır ama istediğimiz hayatı yaşayabilmemiz için yavaşlatır ve bu modern histeriden kurtulup, daha mutlu yaşayabilmemiz için bizi özgürleştirir. Bu kısır döngüden ayrılma özgürlüğü buluruz. Sadece esasları korumaya çalışıp anlamsızlığı ortadan kaldırmaya ve anlamlı olanı sürdürmeye devam ediyoruz. Ve bunu yaparken, hayata değer katan, anlam katan çabalara değer veriyoruz. Minimalizm, sahip olma hırsından (tutkusundan) kurtulma özgürlüğünü getirir. Tüketimciliğin koşu bandından ayrılıyor ve başka yerlerde mutluluk arayışına girmeye cesaret ediyoruz. İlişkilere, deneyimlere ve ruhsal bakımlara değer verip bunu yaparken de hayatı buluyoruz. Bana gelirsek; şimdiye kadar eski kıyafetlerimin% 50’sini, kitaplarımın…

Read More...

BAŞARMAK İÇİN!

Zihinsel antrenman:1873 yılında Dr. W.B.Carpenter; Carpenter etki kanunu denilen teoriyi şu sözlerle ortaya koymuş: “Herhangi bir algı, o algıyı oluşturan organizmada, o algının gerektirdiği faaliyeti yapmak için bir istem oluşturur. Bu istemle yapılan faaliyet, o algı olmadan yapılan aynı tip faaliyetten, daha olumlu netice meydana getirir.” Peki bizim algımız hangi yönde?

Read More...

RUH-ZİHİN-İDEAL BEDEN

Kimde muhteva (içerik), şekilden ağır basıyorsa o yontulmamıştır, kimde şekil muhtevadan ağır basıyorsa o yüzeysel bir insandır, kimde muhteva ve şekil aynı ağırlıktaysa o seçkin bir insandır” der Konfüçyus. Doğru bir hayat duruşu; beden, ruh ve zihin olarak sağlıklı ve dengede kalabilmekten ibarettir. Bir hedefin bir amacın varsa ve karar verdiysen yeni bir sen olmaya, yapman gerek tek şey harekete geçmek. Olana kadar. Nasıl ki bir çiviyi çakmak için uygun bir çekiçle defalarca vurmak gerek, bir kez vurduğunuzda duvarda durabilir ama bir şey astığınızda yere düşmesi kaçınılmazdır. İki kere vurduğunuzda biraz daha güçlüdür ama ağır bir şeyi hala taşıyamaz. Bununla beraber beton çivisini ahşap çivilere uygun küçük bir çekiçle çakamazsınız. Sağlam olabilmesi için uygun olan çekiçle kezlerce vurarak çakmak gerekir. Bizimde hedefe ulaşıp orada kalabilmemiz için yapmamız gerekenleri tekrar tekrar yapmamız gerekir. Burada ki en önemli ayrıntı doğru çekiç yani doğru adreste olmaktır. Aklımızı ipotek etmeden, uygun olan doğru seçimler ve gerekli zaman ve çabayı harcamak. İşte başarının sırrı. Bizim zayıflama yöntemimiz kişiye özel, Çünkü; Kilo Problemi Yaşayanlar için Beden-Zihin-Ruh dengesinin sağlanması şart! Sen özelsin!!! Biz de bunun farkında olarak; sağlıklı yaşama ve fit bir bedene kavuşmak isteyenler için beden, zihin ve ruh dengesinin kurulması çalışmaları ile kalıcı zayıflamanız için…

Read More...

DUYGUSAL ÖZGÜRLEŞME

Olumsuz duygu sonucu oluşan semptomlar kilo, bağımlılıklar, korkular vs bizim yaşam kalitemizi düşüren etkenlerdir. Çünkü insanın yaşam kalitesi doğrudan duygusal sağlığı ile ilişkilidir. Gerçek duygusal özgürlük ise acı dolu yılların sonudur. Aynen bir hapishaneden çıkmak gibi. Bağımsızlık Bildirgesidir. Bağımsızlıktan kastım olumsuz duygulardan özgürlüktür. Bu buzdolabını talan etmemize, önümüze gelen hapları çare diye yutmamıza, alkole, sigaraya, ıvır zıvıra sarmamıza neden olan tüm endişelerden özgürleşmeyi kastediyorum. Gelişmemizi ve sizi kapasitemizi gerçekleştirmekten alıkoyan gizli engelleri aşmamızı sağlayan şey, özgürlüktür. Duygusal sağlık özgüvenin altındaki sağlam bir temel gibidir ve özgüven de yaşamın her adımında başarının sıçrama tahtasıdır. Bu yeni bir düşünce değildir. Neredeyse herkes bunu kabul eder ve bununla ilgili kitaplar okur, seminerlere katılır, psikologlar, terapistler…. Ya çözüm? Mühendislik eğitimi almış biri olarak çözüm yollarını ararken mantıklı olmasını, pratik olmasını ve gerçek dünyada işe yaramasını referans aldım ve alıyorum. İnsanlar fazla kilolarından ve tabii öncelikle de buna neden olan bağımlılıklardan, depresyondan, travmatik anılardan vs. kurtulmak için yıllar süren uygulamalar yaşamakta ama ya biraz ilerleme sağlamakta ya da hiç ilerleme olmamaktadır. Böylece çözüme başkasının sahip olduğu umuduyla durmadan diyetisyen-doktor-psikolog-spor salonu-spor hocası değiştirmekte ama genellikle de hiç bir şey değişmemektedir. Bir ömür boyu sürüp işe yaramayan yöntemlerde sizce de yanlış bir şeyler yok mu? Çoğu kilolu insan kalıcı…

Read More...