KANADA’YA TAŞINDIK, HOŞGELDİK…

1 AĞUSTOS 2018….

Kanada’ya gelmeden önce 3 hafta ABD de kaldığım için jetlag sıkıntısını önceden atlatmıştık :)) Ama yine de geceleri uzun saatler oturuyorum, sabahları erken kalkıyorum. Heyecan var, sevinç var, umut var, içim içime sığmıyor gibi… Uzun zamandır böyle hissetmemiştim. Bunun yanı sıra ilk günler bir çok şeyi planlamak hatta notlar almak şart. 

Kurulu bir düzeni tamamen yok edip, bunca yıllık yaşamı 3 bavul ve 2 kabin çantasına sığdırarak geldik biz. Az ve öz… Eşyalara bağlanmayı hiç bir zaman sevmedim zaten, son zamanlarda minimalist bir yaşam tarzını benimsemiş çoğu eşyamı ihtiyacı olanlara vermiştim, bu da son nokta oldu böylece :))

Genelin düşünce sistemine göre bu yaştan sonra!! 2 kızımla birlikte eşi dostu, işi gücü, alışkanlıkları arkamızda bırakarak geldik…  Bilenler bilir, gitme duygusunu hep sevmişimdir, öylece yürüyüp gitmek, başka evlere, başka şehirlere… Ama bu sefer başka bir ülkeye öylece yürüyüp geliverdim.    Bazen soruyorlar; korkmuyor musun, niye bu yaştan sonra Kanada…? Tabii ki öncelikli sebepler kızlarım, onların geleceği. 

Özgür düşünceye sahip, kendi kararlarını verebilen, bağımsız bir birey olarak yaşayabilmeliler, en önemlisi kadın oldukları için aşağılanmadan, eşit haklara sahip olabilmeliler. Kendisi bir gün neyi seçerse, seçtiği her ne ise onu yaşayabilir ama seçim onun inisiyatifinde olmalı ve önünde gerçekten seçenekler olmalı. Ve benim onlara bir yol açabilme olanağım varsa bunu yapmalıyım. Çünkü yaşama sırası onlarda… (Kısa yanıt ise “niye korkayım ve ne var ki yaşımda”) :))))

Bu büyük değişimi iki kızımla birlikte yaptığım için gelmeden önce tüm adımları doğru atmam gerekiyordu. Buraya gelebilmenin birkaç yolu vardı ve bize en uygun olanı uygulamaya koyduk, çalışma iznimizi aldık düştük yollara…. Tabii bu arada bize bu adımları kolaylıkla atmamızı sağlayan bu süreçte birlikte çalıştığımız canada visa ekibine de yeri gelmişken tekrar teşekkür ederim 🙏

 

Yavaş yavaş ölürler

Seyahat etmeyenler,

Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,

müzik dinlemeyenler,

vicdanlarında hoş görmeyi barındırmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler,

İzzetinefislerini yıkanlar

Hiçbir zaman yardım istemeyenler.

Yavaş yavaş ölürler

Alışkanlıklara esir olanlar,

her gün aynı yolları yürüyenler,

Ufuklarını genişletmeyen ve

değiştirmeyenler,

Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen,

veya bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler

İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar,

tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı

görmek istemekten kaçınanlar

yavaş yavaş ölürler.

Yavaş yavaş ölürler

Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,

Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,

Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin

dışına çıkmamış olanlar.

Yavaş yavaş ölürler. (Pablo Neruda)

 

Kanada’da yaşam detayları devam edecek……